Sayfalar

10 Şubat 2020 Pazartesi

Sevgililer Günü mü,Sevginin Günü mü?


Bazı anlar keşke istediğimiz zaman dursa diyorum. Bazıları da çarçabuk geçip gitse.

Ne güzel olmaz mıydı dünya, insan zamana hükmedebilse.

Kadın uzun zamandır hayalini kurduğu bir şeyi gerçekleştirecekti o gün. Yataktan kalkarken ilk defa bu kadar mutluydu. Dışarıda yağan yağmurun serinliği odada hissediliyor,pencereye vuran damlaların sesi ilk defa bu kadar hoş geliyordu kulağına. Gözlerini açtığında yüzü gülüyordu, mutluydu. Günlerdir hayalini kurduğu gün gelmişti.

Her sabah mutsuz ve huysuz uyanır, günlerini sıkılarak geçirir, akşam olması için bütün günü bomboş doldururdu Firuzan. Ama bugün farklıydı onun için. Çünkü bugün Sevgililer Günüydü. Günlerdir kafasında kurduğu,uğraşıp durduğu,planlar yaptığı ve sonunda sevdiğinin yüzündeki mutluluğu görmenin hayaliyle geçirdi son bir haftasını. Bir hayli yorulmuştu ama değecekti. Çünkü onun yüzündeki mutluluğun sebebi olmak her şeye bedeldi. Uzun zamandır aralarında sürekli gelgitler oluyordu kocasıyla. Eşi Tahir'in son günlerde üzerinde sanki bir şey vardı. Yıllardır tanıdığı adam değildi o.Aksiydi,tersti ve mutsuzdu. Bu durum aşırı hassas olan Firuzan'ı iyice yoruyordu. Ama sevgileri her şeyin üstesinden gelirdi biliyordu. Ve bütün bu alışılmadıklar fazlasıyla yakıyordu canını. Yorgundu ve daha da yoruluyordu ama asla pes etmeyi düşünmedi. Eşinin son günlerde işlerindeki aksilikler,terslikler yeterince geriyordu onu. Eve geldiğinde hep yorgun ve soğuktu. Bir şeyler yapmalıydı Firuzan. Onu mutlu edecek aralarındaki uzaklığı unutturacak ve eski günlerini tekrar hatırlatacak bir şey. Tüm kırgınlıklarına rağmen asla pes etmedi. Çünkü tanıyordu Tahir'i ve o böyle bir adam değildi. Zaten aşk da sevgi de bu değil midir, zor gününde elinden tutup yardım etmeyeceksen, sevdiğini anlamayacaksan, yüküne yük ekleyeceksen ne önemi vardı sevmenin.

Sevgililer gününü de unutmuştu belli ki.Ama Firuzan bunu asla unutamazdı. Çünkü tanıştıkları andan itibaren 14 Şubat'ın çok büyük bir anlamı vardı onlar için. Bunu değerlendirip tekrar hatırlatmak istedi ona sevgilerinin üstünde hiçbir şeyin olmayacağını. Eğer birbirlerini anlar,sorunlarını paylaşırsa tek başına yüklenmekten vazgeçmesi gerektiğini belki anlar diye düşündü.

Hızlıca yatağından kalktı üzerini değiştirdi. Tahir'in ona en yakıştırdığı kıyafetlerini giydi. Hafif bir makyaj yaptı. Kenarına ufak bir not iliştirdiği hediyeyi salondaki masanın üzerine bıraktı.Mutfakta eşi için hazırladığı yiyecekleri dolaba kaldırdı. Tabak ve mumları tezgaha çıkardı. Geldiğinde hemen masayı hazırlayacaktı. Giriş kapısının hemen karşısındaki duvara kartonun üzerine yazılmış notu yapıştırdı. Eşi kapıdan geldiğinde onu bu yazıyla karşılayacaktı.Geç kalmamalıydı her şey bir an önce hazır olsun istiyordu.Tahir'in gelmesine 2-3 saat vardı. Dışarı çıkıp ufak bir pasta alıp dönmesi gerekiyordu.

Firuzan telefonu eline aldı. Dışarı çıktığında her zaman eşine haber verirdi. Ama bu sefer sürprizi bozulmasın diye söylemek istemedi. Yalan da söyleyemezdi. Bu yüzden vazgeçti. Telefonun sesini açıp cebine koydu. Zaten gideceği yer yarım saatlik mesafedeydi. Hemen montunu üzerine aldı ve hızlıca dışarıya çıktı. Dışarıda aşırı bir yağmur ve fırtınayı aratmayan rüzgar vardı. Firuzan şapkasını kafasına geçirmiş başını kaldırmadan koşar adımlarla caddeye doğru yürüdü. Otobüs durağına geldiğinde rahat bir nefes aldı. 10 dk geçti ama otobüs hala gelmemişti. Duraktakilere sorduğunda en az 15 dk sının daha olduğunu öğrendi. Daha fazla bekleyemezdi. İçindeki heyecan ve mutluluk her dakika daha artıyordu. Bir yanda sürprizini yetiştirmenin telaşı diğer yanda eşinin vereceği tepki..

İlk geçen taksiyi durdurdu. Gideceği yeri tarif etti ve acelesi olduğunu söyledi. Taksici yağmurun şiddetiyle silecekleri son hızda açmış yavaş yavaş ilerliyordu. Firuzan biraz acele etmesini işinin çok önemli olduğunu söyledi. Pastahanenin önüne geldiğinde taksiciyi bekletip koşar adımlarla pastahaneye girdi. Tahir'in en sevdiği fıstık parçacıklı profiterollü pastadan aldı. Üzerine de '' Sevgimizin başlangıcı olan günümüz kutlu olsun Sevgilim'' yazdı. Pastayı alıp koşarak taksiye bindi. Hızlıca eve dönüyorlardı. Taksici mahallenin başına geldiğinde Firuzan hemen indi. Markete uğrayıp içecekleri de aldı. Koşar adım mahalleden içeriye girdi. İçinde tarifsiz bir heyecan ve mutluluk vardı. Kalp atışları gittikçe daha da artıyordu. Yağmurda şiddetini kesmeden yağıyordu. Firuzan sırılsıklam olmuştu,rüzgar nefesini kesiyordu. Yüzüne vuran yağmur hızını iyice kesmişti,elleri buz gibi olmuştu. Neredeyse her şey tamamdı. Mahallenin başında yürüyemediğini hissetti, hemen bir saçağın altına sığındı. Nefes almakta zorluk çekiyordu. Rüzgar ve heyecandandır diye düşündü. Biraz dinlendikten sonra şapkasını sıkıca kapattı ve yürümeye devam etti. Apartmanı görüyordu neredeyse 200 metre mesafesi kalmıştı. Ama Firuzan'ın başı dönüyordu. Zar zor on adım daha attı ve yolun kenarında olduğu yere yığıldı. Yanından geçenler koşarak başına toplandı. Etrafta tanıdık aramaya başladılar. Mahallede karşı apartmandaki Aysel teyze hemen Firuzan'ı tanıdı. Acil bir taksi çağırıp Firuzan'ı ve eşyalarını alıp hastaneye götürdüler. Aysel teyze hemen eşi Tahir'i aradı ve durumu anlattı. 15 dk içinde hastanede biten Tahir çok korkmuştu. Oraya geldiğinde eli ayağı titriyordu. Eşini yarı baygın görünce hemen doktoruyla görüştü. Stres ve yorgunluğa bağlı olduğunu, tansiyonu düştüğünü öğrenince biraz rahatladı. Yarım saat müşahede altında tuttular .Tahir bir dakika karısının ellerini bırakmadı. İyice toparlanıp kendine geldikten sonra karısının koluna girdi ve eşyalarını toparlayıp hastaneden çıktılar.

Eve geldiklerinde Firuzan çok üzgündü. Her şeyi mahvetmiş,hiçbir şey istediği gibi olmamıştı. Eşinin kolunda kapıyı açtılar ve içeri girdiler. Tahir kapının karşısındaki notu görünce çok şaşırdı.

'' Hiçbir şey sevgimizden daha kuvvetli değil. İyi ki varsın. Seni Seviyorum.'' yazıyordu. Tahir olduğu yerde kaldı. Firuzan'a döndü ve gözleri dolmuştu. Firuzan hiçbir şey diyemedi. Çok pişmandı böyle olacağını düşünmemişti. Her şey mahvolmuştu onun gözünde.Tahir eşine sımsıkı sarıldı. Elinden tuttu ve uzanması için salona geçtiler. Masanın üzerindeki hediyeyi gördü. Olduğu yerde kaldı. Gözleri dolmuştu. Hiçbir şey anlamıyordu. Bugünün onlar için önemli olduğunu tamamen unutmuştu. Firuzan ağlamaklı bir şekilde '' özür dilerim hiçbir şeyi beceremedim. Senin için almıştım sürpriz yapacaktım.'' dedi ve hediyeyi Tahire uzattı. Tahir üstündeki notu gördü. '' Sevgililer Günümüz kutlu olsun Sevgilim.'' yazıyordu. Tahir kutuyu kenara bıraktı. Hüngür hüngür ağlıyordu. Yaptığı her şey gözünün önüne geldi. Böyle bir günü unutmuş olmanın hüznünü yüreğinde hissetti. Eşini ne kadar ihmal ettiğini anladı ve eski güzel mutlu günlerini hatırladı. Ve en önemlisi eşini hala ne kadar çok sevdiğini fark etti. Bütün bunlar karşısında kendisinden utandı. Sımsıkı sarıldı karısına. Defalarca özür diledi. Her şey için.. Yaptıkları için, ihmal ettiği her gün için, onun bu hale gelmesine sebep olduğunu düşündüğü için defalarca özür diledi. Tahir ağladı, Firuzan ağladı..

Gerçek sevginin her şeyden önemli olduğunu anladılar. Dışarıda ne olursa olsun,kiminle ne yaşarsa yaşasın, dönüp eve geldiklerinde o eve huzursuzluk sokmamaları gerektiğini, bütün problemlerini aşklarından ilişkilerinden uzak tutmaları gerektiğini anladılar.Bir problem,sorun varsa da beraber çözmelerinin,tek başına mücadele etmeye çalışmaktan daha güzel ve doğru olduğunu anladılar. Ve en önemlisi birbirlerini hala ne kadar çok sevdiklerini anladılar. O gün yani ''14 Şubat'' şimdi onlar için daha da anlamlı oldu. Ne Tahir bu yaşadığı günü unutabilirdi, ne de Firuzan ..

Hayat küçücük problemlere takılmak için çok kısa. O problemleri gözünde büyüttükçe büyür ,iflah olmaz dereceye geldiğinde sağlığından, vaktinden, sevdiklerinden çalmış olur, onları kaybedersin. Yaşadığınız her ne olursa olsun, gerçek sevgiyi asla ihmal etmeyin. Koruyun. Bahanelere sığınmayın. Sahip çıkın. Bu illaki bir sevgili değil, bir aile, bir dost ,bir akraba, bir kardeş sevgisi de olur. Sizi çıkarsız, saf, temiz seven insanlara sımsıkı sarılın. Kıymet bilmek ve bir şeyleri anlamak için kaybetmeyi beklemeyin. Çünkü kaybettikten sonra pişmanlık fayda etmez.Ne zamanı durdurabilirsiniz ,ne de geri sarabilirsiniz.

HANDE ARSLAN

İnstagram; @meftunn.biri









1 yorum:

  1. Emeğine sağlık.Bence bu yazılarını derleyip toparlayıp kitap haline getirme zamanı gelmiş

    YanıtlaSil